Kaplıcalar, şifalı sular olarak adlandırılan termal kaynakların yeryüzüne çıktığı yerde kurulan hamam, havuz, klinik, otel gibi tedavi ve konaklama tesislerine verilen genel addır.

Mineralli ve sıcak sulardan yararlanan kaplıcalarda banyo ve içme kürleri ile tedaviler uygulanır. Doktor denetiminde gerçekleşen tedavilere ek olarak fizik ve hidroterapi uygulamaları da yapılır.

Eski çağlardan beri kullanılan bu sağlık yöntemi, Türkiye’yi dünyaya açan bir diğer özelliğidir. Yunan ve Roma uygarlıklarında da işletilen ve hala kalıntıları bulunan kaplıcalar sularındaki:

• Sodyum, Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum, Alüminyum, Sülfür, Bikarbonat, Hidroarsenat, Nitrat, Sülfat, Florür, Klorür, Radon

 

Çeşitleri

Kalp hastalıklarından eklem rahatsızlıklarına kadar her soruna çare sunan kaplıcalar farklı uygulama çeşitleri ve yöntemleri ile hekim denetiminde uygulanırlar. Kaplıca çeşitleri:

Temal banyo kürleri: 35-38°C aralığında sıcaklığa sahip olan maden suları ile yapılır. Belirli bir zaman aralığında termal su ile doldurulan banyo küvetine girilerek gerçekleştirilir. Tüm vücuda uygulanana tam, bele kadar olana yarım ve duş mekanizması aracılığı ile uygulanan türüne duş banyosu adı verilir.

Termal buhar kürleri: Vücut sıcaklığının üzerinde olan sıcaklıklardaki maden suyu buharından yararlanılarak yapılır. Buharın solunum yolu ile çekilmesi şeklinde olur. Tedavi yapılacak yerdeki sıcak su buharı, tavandaki veya zemindeki buhar delikleri aracılığı ile tedavi odasına iletilir. Sıcak su buharının cilt sorunlarının giderilmesinde de yararlı olduğu biliniyor.

İçme kürleri: Bu tedavi yönteminde belirli zamanlarda farklı miktarlarda maden suyunun içilmesi söz konusudur. Şırınga, buğu, serpintileme, gargara, lavaj gibi türleri de vardır.

Çamur kürü: Kaplıcalarda yüzeye çıkan maden suyu toprağın ıslanarak çamur halini almasına neden olur. Çamur kürü, bu çamurun içine yatılması veya çamurun vücudun belirli yerlerine sürülmesi biçiminde uygulanır. Mineraller cildin gözeneklerinden sızarak hastalıklı bölgeyi tedavi ederler.

Genelde bu tedavi türleri, tıbbi termal tedavi ve dinlenme merkezlerinde fizik tedavi, rehabilitasyon, mekanoterapi, egzersiz, psikoterapi, diyet gibi yardımcı tedavilerle desteklenmektedir. Modern tıbbın yardımcısı olarak adlandıracağımız kaplıca çeşitleri kimi hastalıklarda tıp yöntemlerinden daha etkili sonuçlar ortaya çıkarır

 

Faydaları

Kaplıcaların faydaları saymakla bitmez. Şifalı suların bu kadar çok tercih edilmesinin sebebi doğal ve kesin sonuçlar vermesinden kaynaklanır. Genel olarak termal suların faydaları:

İltihap romatizmalarında; ateş ve nabzı normalleştirir. Halsizlik ve iştahsızlığı sonlandırır. Kansızlığı giderir.
Yaşlılık romatizmasında; eklemlerin yumuşamasına ve hareket kabiliyetinin artmasına yardımcı olur.
Karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında; tembellik ve ameliyatlardan sonra ortaya çıkan şikayetlerin giderilmesini sağlar.
Kalp ve damar hastalıklarında; tansiyonu normal seviyeye indirir. Damar sertliğine bağlı tansiyon artışlarını da indirir. Kan dolaşımını normal seviyeye getirir. Varis oluşumlarını önler. Ağrı dindirici ve sinirleri yatıştırıcıdır.
Şişmanlık tedavisinde; banyo ve içme kürleri olarak uygulanır. Vücuttaki yağları yakarak fazla kiloların atılmasını sağlar. Böbrekleri hızlandırarak vücuttan su ve tuzun boşaltılmasını sağlar.
Şeker hastalığında; vücutta bulunan insülin salgısını artırır.
Gut hastalığında; mafsal ağrılarını yok eder. Parmaklardaki kızarıklıkları giderir. Ateş ve iştahsızlık durumlarını iyileştirir.
Böbrek hastalıklarında; belirli oranda rahatlama sağlar. Böbrek taşlarının oluşumu engellenir.
Sinir sistemi rahatsızlıklarında; inme sonrası dönemler için hastaların rahatlamasını sağlar.
Kas iskelet sisteminde; kireçlenme ve eklem problemlerinde çözüme ulaştırır.
Nörolojik hastalıklarda; omurga hastalıkları, travmatik lezyonlar, spastik paraliziler, nöromyopatiler, vasküler nörolojik hastalıklar, nörovejetatif distonide kişilerin iyileşme sürecimi hızlandırır.

 

En Çok Gidilen Dönemler

“Kaplıcaya ne zaman gidilir, en faydalı dönemler nelerdir?” sorularına yanıt almadan yola çıkmayın. Çünkü her kaplıcanın kullanım dönemi farklı olabilir.

Aslında kaplıca tedavisinin mevsimi yoktur. Ancak araştırmalara göre, kaplıca tedavisinin ilkbahar ve sonbahar aylarında daha iyi sonuç verdiği kanıtlanmıştır.

Türkiye’deki kaplıcaların %80’inin yıl boyu hizmet vermesi nedeniyle de dilediğiniz an termal tedaviden yararlanma şansına erişirsiniz. Ancak genel olarak bakıldığında en çok gidilen kaplıca dönemi 15 Mayıs – 15 Eylül aralığındadır.

Romatizmalılar, nevraljiler ve şeker hastaları için yaz ayları, mide, bağırsak, karaciğer ve sinirle ilgili hastalıklar için de ilkbahar ve sonbahar ayları daha uygundur.

Kaplıcalara çok sık gitmek tedavi yerine sorun oluşturabileceğinden yılda iki kez mayıs ve eylül ayları seçilebilir. 15 günlük tedavi süreçleri kişilere yeterli gelecektir. Bu sürece doktorunuzla karar vermenizde yarar var elbette.

Kaplıca Otel Hizmetleri – Yıl Boyu Devam Ediyor!

Son yıllarda termal turizmin gelişmesi nedeniyle günden güne artan lüks termal oteller sayesinde yılın her döneminde doğal tedavi yöntemlerinden yararlanmak mümkün. Doktor kontrolünde gerçekleşen programlar, SPA ve Wellness hizmetleri ile konuklar hem sağlık hem de tatil turizminin özelliklerinden yararlanmış oluyorlar. Siz de dilediğiniz zaman bu konfordan yararlanabilirsiniz.

 

Sen de Yorum Yaz

Termal otellerde konaklamış veya konaklama yapmak isteyen tatilciler kendi görüşlerini yazarak termal otellerde tatil yapacak misafirlerle deneyimlerini paylaşabilirler. Otellerde konaklamış misafirler yorum ve şikayetlerini yazarak hizmet kalitesinin yükseltilmesine katkı sağlayabilirler.